Çağın Hastalığı DVT (Derin Ven Trombozu) ve Tedavi Seçenekleri

02.12.2019
94
A+
A-
Çağın Hastalığı DVT (Derin Ven Trombozu) ve Tedavi Seçenekleri

Çağın hastalığı olan DVT; riskli ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Derin vende meydana gelen kan pıhtılaşması bu rahatsızlığa neden olmaktadır. Derin ven trombozunu daha önce geçirmiş bir kişi, diğer kişilere göre daha fazla risk altındadır. Belirtilerin gözlenmesi durumunda doktora başvurulması gerekmektedir.

Doktor ilaç tedavisi uyguladığında, ilaç ile beraber kan sulandırıcı içilmesi gereklidir. Bu gibi durumlarda sindirim sistemi kanaması, beyin kanaması gibi durumlara karşı tedbirli olunması gerekmektedir. Ayrıca K vitamini kullanımında da dikkatli olunması gereklidir.

Derin Ven Trombozu Hastalığı Nedir?

Derin ven trombozu; DVT olarak kısaltılmaktadır. Venöz tromboz, venöz tromboembolizm, VTE ve bacaklarda kan pıhtısı olarak da anılmaktadır. Vücuttaki derin bir vende kan pıhtısının oluşması durumunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Kanın pıhtılaşması ise; kanın koyulaşması ve bir araya toplanması sonucu olmaktadır.

Alt bacak ve uyluk başta olmak üzere, vücudun birçok bölgesinde meydana gelebilmektedir.

Derin Ven Trombozu Hastalığı İçin Risk Altında Olanlar Kimlerdir?

DVT riski olanlar aşağıda sıralanmıştır:

  • Geçmişte DVT öyküsü olanlar için yeniden DVT olabilme riski bulunmaktadır.
  • Kalıtsal kan bozuklukları olanlar, hormon tedavisi görenler ve doğum kontrol hapları kullananlar risk altındadır. Bunlar kanın normalden daha kolay pıhtılaşmasına neden olan ve kanı koyulaştıran bozukluklara sahip kişilerdir.
  • Ameliyat, kırık kemik veya bu gibi travmalar yaşamış olan kişilerde derin bir ven yaralanmış ise risk altındadırlar.
  • Uzun süre hareketsiz kalanlarda görülebilmektedir. Hastalığı sebebi ile uzun süre yatakta yatan veya uzun süre yolculuk eden kişiler buna örnektir.
  • Hamileler ve doğum yapmış olan annelerin ilk 6 haftası riskli dönemdir.
  • Yakın geçmişte kanser tedavisi görmüş veya süregelen bir kanser tedavisi olanlar risk altındadır.
  • Her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Ancak özellikle 60 yaş üstü olanlar risk altındadır.
  • Fazla kilolu olmak veya obez olmak risk faktörlerindendir.

Derin Ven Trombozu Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

DVT’nin sebepleri aşağıda verilmiştir:

  • Toplardamarın iç yüzünde hasar oluşması DVT’nin nedenlerindendir. Bu hasarın oluşma nedeni; fiziksel, kimyasal veya biyolojik sebepler ile oluşan yaralanmalar olabilmektedir.
  • Kan akımının ağır veya yavaş olması sebepler arasındadır. Hareketsiz kan akımını yavaşlatan faktörlerden biridir.
  • Kanın koyulaşması ve normale göre çok daha kolay pıhtılaşabilmesi bu hastalığa neden olabilmektedir. Kanın pıhtılaşma eğilimini arttıran bazı tedaviler sonucunda veya kalıtsal olarak bu durum oluşabilmektedir.

Derin Ven Trombozun Belirtileri Nelerdir?

DVT’nin semptomları aşağıda belirtilmiştir:

  • Bacakta şişlik oluşabilmektedir ya da bacakta bulunan toplardamarda boylu boyunca şişlik olabilmektedir.
  • Bacakta yürürken bir ağrı veya hassasiyet hissedilmesi belirtiler arasındadır.
  • Bacakta bir şişlik veya ağrı gözleniyor ise ve o kısımda sıcaklığın arttığı tespit edilmiş ise; DVT’den şüphelenilmelidir.
  • Bacak bölgesinde kızarıklık veya renk değişikliği gözleniyor ise; DVT semptomlarından olabilmektedir.

Pulmoner Embolizm Belirtileri Neden Önemlidir?

Pulmoner embolizm; PE olarak anılmaktadır. DVT ve PE semptomları birbirlerine benzerlik göstermektedir ve birbirleri ile ilişkililerdir. Bu yüzden PE semptomlarının görülmesi durumunda bir doktora danışılması gerekmektedir. Tedavi edilmemesi durumunda ise; hayatı tehdit edebilecek ciddi durumlar ortaya çıkabilmektedir.

PE belirtilerinin ortaya çıkması ile beraber DVT’den şüphelenilmeye başlanmaktadır.

PE belirtileri ise aşağıdaki gibidir:

  • Açıklanamaz nefes darlığı görülebilmektedir.
  • Derin solunumda ağrı gözlenebilmektedir.
  • Kanlı bir öksürük olması durumunda PE’den şüphelenilmelidir.

Derin Ven Trombozun Tanısı Nasıl Koyulmaktadır?

DVT tanısını koyabilmek için doktorların izledikleri yollar aşağıdadır:

  • Öncelikle hastanın tıbbi öyküsüne bakılmaktadır. Genel sağlık durumu, kullandığı reçeteli ilaçlar, yakın zamanda olduğu ameliyatlar, yakın geçmişte olan yaralanmalar ve daha önce veya içinde bulunulan süreçte kanser tedavisi görülüp görülmediği sorulmaktadır.
  • DVT belirtilerinin görülüp görülmediğini öğrenebilmek için fiziki muayene yapılmaktadır. Belirtiler ağırlıklı olarak bacakta görüldüğü için öncelikli olarak bacaklar kontrol edilmektedir. Sonrasında kan basıncı, kalp ve akciğer kontrolü de yapılmaktadır.
  • Tanı koyulabilmesi için çeşitli testler uygulanmaktadır.

Derin Ven Trombozu İçin Yapılan Tanı Testleri Nelerdir?

Derin ven trombozu tanı testleri şu şekildedir:

  • Ultrason tanı için en sık kullanılan test yöntemidir. Ses dalgaları yardımı ile bacakta bulunan atardamar ve toplardamarda bulunan kan akımı görülebilmektedir.
  • Kan pıhtısı çözünürken salınan maddenin ölçülebilmesi için A D-dimer testi yapılabilmektedir. Testten olumlu sonuç alabilmek için madde düzeyinin yüksek olmaması gereklidir.
  • Ultrason yöntemi ile kesin bir sonuca varılamaması durumunda venografi ile tanı koyulmaktadır. Toplardamara bir boya enjekte edilmesi ile test yapılmaktadır.
  • Manyetik rezonans görüntüleme yapılabilmektedir.
  • Bilgisayarlı tomografi tanı testlerindendir.

Derin Ven Trombozun Tedavisindeki Esas Amaçlar Nelerdir?

DVT tedavisinde hedeflenenler şöyledir:

  • Kan pıhtısının büyümesini engellemek amaçlanmaktadır.
  • Kan pıhtısının parçalanmamasını ve akciğerlere taşınmamasını sağlamak hedeflenmektedir.
  • Tedavinin temel hedeflerinden bir diğeri de; başka kan pıhtısının oluşmasının önüne geçmektir.

Derin Ven Trombozun Tedavisini Süresini Değiştiren Durumlar Nelerdir?

DVT tedavi süresini değiştirebilen durumlar şunlardır:

  • Ameliyat gibi kısa süreli risklerin sonucu olarak kan pıhtısı oluşmuş ise; bu tedavi sürecini kısaltan bir durumdur.
  • Kanın pıhtılaşması tekrarlayan bir durum ise; bu tedavinin daha uzun sürme ihtimalini arttırmaktadır.
  • Kanser hastalarının tedavi sürecini kolaylaştırabilmek için kan sulandırıcı kullanması gerekebilmektedir.

Derin Ven Trombozun Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Nelerdir?

DVT tedavisi için doktorların kullandırdığı ilaçlar aşağıda verilmiştir:

  • Antikoagülanlar kan sulandırıcı olarak da bilinmektedirler ve DVT tedavisinde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadırlar.
  • Heparin kullanamayan kişilerde kan pıhtılarının tedavi edilebilmesi için trombin inhibitörleri kullanılabilmektedir.
  • Trombolitikler kan pıhtısının çözünmesi için kullanılmaktadır. Özellikle büyük kan pıhtıları için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ani kanamaya sebebiyet verebilmektedirler. Bu yüzden sadece hayatı tehdit edebilecek kadar ciddi bir durum var ise kullanılması gereklidir.

Derin Ven Trombozu Hastalığını Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır?

DVT’ye önlem alabilmek için yapılabilecekler aşağıdadır:

  • Düzenli olarak doktor kontrolüne gidilebilmektedir.
  • Doktorlar tarafından verilen ilaçların düzenli ve devamlı olarak kullanılması gereklidir.
  • Eğer yakın tarihte uzun süre yatmayı gerektiren bir ameliyat olmuş veya hastalık geçirmiş ise; doktor tavsiyelerini öncelikli olarak dikkate alarak, yataktan kısa süre içerisinde çıkması gereklidir.
  • Uzun seyahatlerin yapılmasını gerektiren durumlarda alt bacak kaslarına egzersiz yaptırılabilmektedir.

Uzun Yolculuklarda Derin Ven Trombozu Riskini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Uzun süre hareketsiz kalınmasını gerektiren yolculuklar sonucunda derin ven trombozu olması riskini azaltabilmek için yapılabilecekler aşağıda verilmiştir:

  • Yolculuk 4 saatten daha uzun sürüyor ise özellikle yolculuk esnasında çok sıvı tüketilmesi gereklidir. Ayrıca yolculuk sırasında alkol almamaya da özen gösterilmelidir.
  • Seyahat esnasında gevşek ve rahat çoraplar tercih edilmelidir.
  • Otobüste, uçakta veya trende yolculuk ediliyor ise; koridorda kısa aralıklarda yürüyüş yapılabilmektedir. Eğer araba ile yolculuk ediliyor ise; uzun yolculuklarda belirli aralıklarla mola vererek dolaşmak gereklidir.
  • Baldır kısmından kan akımının desteklenebilmesi için ayakların esnetilmesi ve bacakların da hareket edilmesi gereklidir.

Çocuklarda Omega – 3 Eksikliği

Otizm Nedir? Otizm Teşhisi Nasıl Konur?

Migrene Savaş Açan Besinler Hangileridir?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.